Gümrük Birliği'nin Kapsamı

    1 Ocak 1996 tarihinde Gümrük Birliğinin yürürlüğe konulması ile Ortaklık ilişkilerimizde Ankara Anlaşmasının 5. Maddesi uyarınca son döneme geçilmiştir.

    Gümrük Birliği, taraflar arasındaki ticarette mevcut gümrük vergileri, eş etkili vergiler ve miktar kısıtlamalarıyla, her türlü eş etkili tedbirin kaldırıldığı ve ayrıca, birlik dışında kalan üçüncü ülkelere yönelik olarak da, ortak gümrük tarifesinin uygulandığı bir ekonomik entegrasyon şekli olarak tanımlanmaktadır.  

    Gümrük Birliği kapsamında malların hiç bir engellemeyle karşılaşmadan serbest dolaşımı esastır. Bu nedenle, Gümrük Birliği tarafları arasında malların serbest dolaşımını güvence altına almak ve muhtemel ticaret sapmalarını ortadan kaldırmak üzere taraflar arasında ortak ticaret politikası tedbirlerinin uygulanması zorunlu hale gelmektedir.  

    Söz konusu uygulamalar ithalat ve ihracatı düzenleyen temel kurallardan üçüncü ülkelere karşı uygulanan tercihli rejimlerin üstlenilmesini ve özellikle günümüzde tarife korumasının giderek önemini yitirmesi ile önem kazanan standartlar ve teknik mevzuat dahil çok geniş bir yelpazede mevzuatların uyumlaştırılmasını gerektirmektedir. Bunun yanısıra, ticareti dolaylı etkileyen rekabet kurallarının da taraflar arasında eşit düzeyde uygulanması önem arz etmektedir. 

    Bu gelişime paralel olarak Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği"nin kurallarını belirleyen ve 6 Mart 1995 tarihinde kabul edilen 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Ankara Anlaşması ve Katma protokolü aşan yükümlülükler ihtiva etmektedir. 1/95 sayılı OKK’da zikredilen sözkonusu yükümlülüklerin bir kısmının Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girmesi  ile birlikte bir kısmının ise belirli bir geçiş dönemi zarfında tamamlanması öngörülmüştür. Halihazırda Karar’da öngörülen geçiş süreleri tamamlanmış bulunmaktadır. 

    1/95 sayılı OKK başlıca aşağıdaki alanlarda hükümler içermektedir.  

    • Malların serbest dolaşımı (taraflar arasında gümrük vergisi ve miktar kısıtlamalarının kaldırılması ve Ortak Gümrük Tarifesi uyumu), 
    • Teknik mevzuat uyumu,
    • Ortak Ticaret Politikası’na uyum,
    • AB’nin tercihli gümrük rejimlerinin üstlenilmesi,
    • Türkiye’nin Topluluk Ortak Tarım Politikası’na uyumu ve tarım ürünleri ticaretinde uygulanacak tercihli rejim,
    • Gümrük Kodu’na uyum ve karşılıklı idari işbirliği,
    • Yasaların yakınlaştırılması (Fikri, sınai ve ticari mülkiyetin korunması; Gümrük Birliği’nin rekabet kuralları; ticari korunma araçları; kamu alımları; vergilendirme),
    • Kurumsal hükümler (Gümrük Birliği Ortak Komitesi; danışma ve karar usulleri; uyuşmazlıkların çözümü; korunma tedbirleri). 

    1/95 sayılı OKK uyarınca, Türkiye-AB Gümrük Birliği Gümrük sanayi ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsamaktadır. Bu doğrultuda, anılan ürünlerde, taraflar arasında ithalat ve ihracatta gümrük vergileri ile eş etkili vergilerin, miktar kısıtlamalarının ve eş etkili tedbirlerin kaldırılması öngörülmektedir.  

    Topluluğun Ortak Ticaret Politikasının üstlenilmesi  çerçevesinde tekstil ve konfeksiyon sektöründe üçüncü ülkelere karşı uygulanan miktar kısıtlamalarının 1996 yılı başı itibariyle, ticaret sapmasının önlenmesi amacıyla üçüncü ülkelerle mevcut tercihli rejimlerinin ise 5 yıllık bir geçiş süresi içerisinde uygulamaya konulması öngörülmüştür.   

    1/95 sayılı Gümrük Birliği Kararı ayrıca, taraflar arasında tarife dışı engellerin kaldırılması bakımından, Türkiye’nin 5 yıllık bir geçiş süresi içerisinde Topluluğun teknik mevzuatını üstlenmesini hükme bağlamış ve bu yönüyle de, tarifelerden arındırılmış ticaretin teknik engeller yoluyla bozulmasının önüne geçmeyi hedeflemiştir.   

    Topluluk pazarı ile Türkiye pazarının tam anlamıyla entegrasyonunun tamamlanabilmesi ve Tek Pazar içinde haksız rekabetin önüne geçilebilmesini teminen, ticaret politikası dışında kalan alanlarda da ortak kural ve uygulamalara gidilmesi zorunluluğu hasıl olmuştur. Bu çerçevede, 1/95 sayılı Gümrük Birliği Kararı, Türkiye’nin rekabet alanında AB’ne paralel uygulamalara gitmesini öngörmüş olup, Karar’ın yürürlüğe girmesiyle fikri ve sınai mülkiyet hakları alanında AB’dekine eşdeğer bir korumanın sağlanmasını, AB normlarına uygun bir Rekabet Kanununa, bağımsız bir "Rekabet Otoritesi” kurularak işlerlik kazandırılmasını, takip eden iki yıllık dönemde ise devlet yardımları ve ticari nitelikli devlet tekelleri bakımından uyumun gerçekleştirilmesi hükme bağlanmıştır.    

    Gümrük Birliği Kararı kurumsal hükümler de içermektedir. 1/95 sayılı OKK, Gümrük Birliğinin işleyişiyle doğrudan ilgili alanlarda Türk mevzuatının Topluluk mevzuatıyla sürekli uyumu ilkesini tesis etmiş ve bu alanları, ticaret politikası, üçüncü ülkelerle imzalanan ve sanayi ürünleri itibariyle ticari boyutu olan anlaşmalar, sanayi ürünleri ticaretindeki teknik engellerin kaldırılmasına ilişkin mevzuat, rekabet, sınai ve fikri mülkiyet ile gümrük mevzuatı olarak belirlemiştir. Karar, söz konusu uyum ilkesini hayata geçirmek için temelde 3 prensibe dayanan sürekli bir danışma prosedürü öngörmüştür. Bu çerçevede,  

    • Bir Gümrük Birliği Ortak Komitesi kurulması ve Komite’nin görevlerini yerine getirmesine yardım için gerekli göreceği şekilde alt komiteler ve çalışma grupları oluşturulması,
    • Komisyon, Konsey ya da Türkiye tarafından gümrük birliğinin doğrudan isleyişiyle ilgili bir mevzuat hazırlandığında ya da kabul edildiğinde, Komite içinde bir danışma ve bilgilendirme sürecinin tesis edilmesi, 
    • Komisyonun teknik konularla ilgili komite toplantılarında Türk uzmanların da yer alması, 

    karara bağlanmıştır.

    * Gümrük Birliği’nin kapsamı hakkında ayrıntılı bilgi için bakınız: “Avrupa Birliği ve Türkiye”, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Ankara, 2007, 6. Baskı, sf. (314-320)