Yükleniyor...
İçeriğe atla

Çin Hükümetinin hava kirliliğini azaltmak ve aşırı kapasiteyi ortadan kaldırmak için giriştiği politikalar, yılsonuna kadar alüminyum işleme kapasitesinin onda birinin piyasa dışına atılmasına ve yukarı yönlü fiyatların devam etmesine neden olacaktır. Çin alüminyum fiyatları ton başına Ağustos’ta son 6 yılın zirvesi olan 17.000 yuan (2.581,74 $) seviyesine yükselmiştir.

Dünyanın en büyük alüminyum üreticisi China Hongqiao Group bu kış üretimini önceden düşünüldüğü gibi %30 düşürmeye zorlanırsa durum daha ciddi bir hal alabilir. Bununla birlikte, firmanın bu yılın Temmuz ayı sonuna kadar kapattığı 2,68 milyon tonluk kapasitenin de hesaba katılması nedeniyle ilave kesintinin %30’lar düzeyinde olmayacağı tahmin edilmektedir.

Londra merkezli Uluslararası Alüminyum Enstitüsü verilerine göre Çin dünyanın toplam 59 milyon tonluk birincil alüminyum üretiminin yarısından fazlasını gerçekleştirmektedir. Ülkenin yaklaşık 45 milyon tonluk alüminyum işleme kapasitesine sahip olduğu değerlendirilmektedir.

Kaynak: Reuters web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 17.10.2017 05:12:00 (TSİ)

Doğru uygulanan kamu politikaları sayesinde Hindistan’ın hardal yağı gibi yerel bitkisel yağlarda yalnızca kendine yeterliliği sağlamayıp, aynı zamanda da ihracata başlayabileceği ifade edilmektedir. Ülkede toplam bitkisel yağ üretim hacmi 9 milyon metrik ton iken, ihtiyacın 25 milyon metrik ton olduğu, arz ile talep arasındaki farkın ise 2015-16 döneminde 680 milyar Hint Rupisi tutarında olan ithalat kanalıyla karşılandığı bilinmektedir. Toplam bitkisel yağ ithalatının %70’ini ise, hektar başına verimliliği oldukça yüksek olan ve bu sayede de diğer bitkisel yağlara kıyasla daha ucuz olan palm yağı oluşturmaktadır.

Puri Oil Mills Firması Genel Müdürü Vivek Puri konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, bitkisel yağlarını dünya piyasalarında pazarlamayı başaran ve ekonomilerine önemli ölçüde katkı sağlamayı başaran Malezya, İtalya gibi ülkelerin Hindistan’a örnek olması gerektiğini, Malezya için palm yağı, İtalya için zeytinyağı, ABD için soya yağı ne kadar önemliyse, Hindistan için de hardal yağımın büyük önem arz ettiğini ifade etti. Puri buna ek olarak, hardal yağının diğer hiçbir bitkisel yağda olmayan özellikler taşıdığını da vurguladı.

Malezya Hükümetinin, üreticiyi odak noktasında tuttuğu ve tüm tarımsal üretim sisteminin kooperatifler şeklinde düzenlendiği geniş çaplı bir kalkınma planı uyguladığı, Hükümetin palm üretimi yapan tüm üreticileri gerekli teknoloji ve hizmetlerle donattığı ve tüm üretim sürecinin alanında uzman bilim adamları tarafından denetlendiği bir model dahilinde palm üretimi yaptırdığı ve palm yağının tanıtılması sürecinde Malezya Palm Yapı Tanıtım Konseyi’nin oldukça etkin bir rol oynadığı bilinmektedir.

14 Eylül 2017 tarihinde Mumbai’de düzenlenen bir etkinlikte açıklamada bulunan Malezya Ekili Alan Endüstrileri ve Emtia Bakanı Datuk Seri Mah Siew Keong, 2016 yılında Malezya’dan Hindistan’a ihraç edilen palm yağı ve palm içerikli ürünlerin toplam miktar ve değerinin 3,13 milyon ton ve 2 milyar dolar değerinde olduğunu belirtti. Hardal Araştırma ve Tanıtım Birliği Uzmanlarından Pragya Gupta yaptığı açıklamada, uygun hükümet desteği ile hardal ekimine ayrılan alanının büyük ölçüde genişletilebileceğini, bu sayede hardal yağı arzının da artırılabileceğini ve bitkisel yağ ithalatının azaltılabileceğini vurguladı ve binlerce yıldır Hint Kültüründe önemli bir yağ olan geleneksel hardal yağının Hükümetin “ Make in India” girişimi ile de uyumlu olduğunu da belirtti.

Hükümet ise Hindistan’daki bitkisel yağ açığını kapatabilmek için tüketimi palm yağına yönlendirmektedir. Fakat palm yağı, yüksek doymuş yağ oranı sebebiyle sıklıkla sağlık uzmanlarının eleştirisine maruz kalmaktadır. Pragya Gupta, palm yağı gibi daha az faydalı yağlar yerine hardal yağı ve diğer geleneksel Hint yağlarının Ulusal Yağlı Tohumlar ve Palm Yağı Kurulu tarafından daha etkin bir şekilde desteklenmesi gerektiğinin, bunun yalnızca tarımsal üretim açısından değil aynı zamanda da kamu sağlığı açısından önem arz ettiğinin altını çizdi.

Kaynak: The Economic Times web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 17.10.2017 05:09:00 (TSİ)

 

Yayımlama: 17.10.2017 02:52:00 (TSİ)

La Poste ve Swiss Post'un ortak girişimi olan İsviçreli e-ticaret pazarı Asendia, sınır ötesi İngiliz perakendecilerine İsviçre'deki e-ticaret işlemlerini genişletebilmeleri için yol gösterici nitelikteki bir beyaz kitap yayımlamıştır. Asendia'ya göre; Avrupa e-ticaretinde İngiltere'den sonra ikinci sırada yer alan İsviçre'de çevrimiçi alışveriş yapanların %61'i (3,1 milyon kişi) sınır ötesi alımlar için yılda toplam 2,4 milyar pound harcıyor, kişi başına çevrimiçi harcama miktarı ise 1.956 pound.  Ancak  yine Asendia'ya göre; çok dilli nüfusu (Almanca, Fransızca ve İtalyanca konuşan) İsviçre , AB-dışı gümrük vergilerinden ve ödeme tercihleri yüzünden her hangi bir yabancı firma için e-ticarette "yıldırıcı" ülke konumunda bulunmaktadır. Bu nedenle İsviçre'deki  e-ticaret başarısının sırrını açıklayan bu yeni beyaz kitap ile Asendia, "piyasanın yapısı, tüketicinin davranışları, dağıtım şekilleri ve pratik tavsiyeler" hakkında bilgi veren, sınır ötesi e-ticaret yapmak isteyenler için bir e kitap hazırlamıştır.

Kaynak: Post and Parcel web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 17.10.2017 11:40:00 (TSİ)

2015 yılında Birleşmiş Milletler tarafından “2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri” belirlenmiştir. 17 maddeden oluşan söz konusu hedeflerden 12’ncisi “Tüketim ve Üretim Modellerinde Sürdürülebilirliği Sağlamak”  olarak belirlenmiştir. 12.3 nolu hedef ise “ 2030 yılına kadar perakende ve tüketici düzeyindeki kişi başı küresel gıda israfını yarıya indirmek, üretim ve arz zincirindeki gıda kayıplarını (hasat sonrası kayıplar da dahil olmak üzere) azaltmak” olarak belirlenmiştir. Dünya nüfusunun yaklaşık %28’ini oluşturan bazı ülkeler ve bölgesel bloklar, 12.3 nolu Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi kapsamında, “gıda kayıp ve zaiyatını azaltmak için hedefler” belirlemiştir. Bu konuda 2018 yılı ara hedefi, dünya nüfusunun %40’ının gıda kayıp ve zaiyatını azaltma konusunda girişimde bulunması ve belirli hedefler ortaya koymasıdır. İlerleyen dönemde, Çin, Hindistan, Endonezya ve Brezilya gibi birkaç büyük ülkenin, spesifik gıda kayıp ve zaiyat hedeflerini benimsemesi önem kazanmaktadır. Mevcut durumda birkaç ülke, sınırları içindeki gıda kayıp ve zaiyatını ölçmekte ve raporlamaktadır. Bu konuda Birleşik Krallık öne çıkmakta olup, ölçüm ve raporlama yapan ülkeler dünya nüfusunun yalnızca %7’sini oluşturmaktadır. Avrupa Birliği, ABD, Japonya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer bazı ülkelerin, gıda kayıp ve zaiyatını azaltma kapsamında, kamu-özel ortaklıkları kurmak, yeni devlet politikaları ve tüketici kampanyaları ortaya koymak gibi girişimlerde bulundukları görülmektedir. Nitekim çalışma yapan ülkelerin nüfusu, 12.3 nolu Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi için 2018 ara hedefi olan “dünya nüfusunun %20’sinin” oldukça altında kalmaktadır. İlerleyen dönemde, daha fazla ülke, bölgesel blok ve şehrin, kapsamlı gıda kayıp ve zaiyatını azaltma girişimlerini uygulamaya koymaları gerekmektedir.

Kaynak :  Champions 12.3  web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 17.10.2017 11:00:00 (TSİ)

ABD Hükümetinin talebi üzerine yapılan inceleme sonrasında, Çevre Koruma Ajansı (EPA) ülkenin sera gazı emisyonunu azaltmak amacıyla önceki yönetim tarafından hayata geçirilen "Temiz Enerji Planı (CPP)"nı yürürlükten kaldırmak için resmi süreci başlattı.

 Temiz Enerji Planı kömür santrallerindeki karbon emisyonunu sınırlandıran, 2030 yılı itibariyle emisyonu yüzde 32 düşürmeyi amaçlayan ülke çapında ilk plandı.

Kaynak: World Resources Institute web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 16.10.2017 05:30:00 (TSİ)

BMW, Çinli otomotiv üreticisi Great Wall ile Mini’nin üretimini Çin’e kaydırmaya yönelik anlaşma üzerinde çalışıyor. BMW, Çin'in en büyük SUV üreticisi olan Great Wall Motor'a Mini üretimini ve dış ticaretini Çin’de gerçekleştirmek için anlaşma üzerinde çalışıyor.  

Great Wall sözcüsü, şirketin daha sonra resmi bir bildiri yayınlayacağını söyleyerek yorum yapmayı reddetti.

BMW-Great Wall ortaklığı ile birlikte Mini üretimi ilk kez Avrupa dışına çıkacak. 1950'lerin sonlarında yükselen yakıt fiyatlarıyla mücadele etmek için kurulan İngiliz tasarımlı küçük otomobil, yıllar içinde evrim geçirdi. Günümüzde Mini’nin üretimi İngiltere ve Hollanda da gerçekleştiriliyor.

Bu yılın ilk sekiz ayında 230 binden fazla otomobil satışı olan Mini’nin, şimdilerde elektrikli versiyonu üzerinde çalışmalar yapılıyor.

Kaynak: autonews  web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 16.10.2017 04:59:00 (TSİ)

Bakanlığımız, TOBB ve TIM koordinasyonunda, Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği organizasyonu ve;


- Balıkesir, Bandırma Edremit ve Biga Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği ile 27 Kasım 2017 tarihinde Balıkesir’de,


- Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği ile 28 Kasım 2017 tarihinde Bilecik’te,


- Eskişehir Ticaret ve Sanayi Odaları işbirliği ile 29 Kasım 2017 tarihinde Eskişehir’de,


- Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği ile 30 Kasım 2017 tarihinde Kütahya’da,


"Dış Ticaret Bilgilendirme Seminerleri" düzenlenecektir. Seminer, Ticarette Teknik Engeller, Türk Eximbank İhracat Kredi Sigorta ve Garanti Programları ve Bakanlığımız tarafından İhracatta uygulanan Destek Programları konularını kapsamaktadır.


Ayrıntılı Bilgi


Arif ŞAHİN
T.C. Ekonomi Bakanlığı
İhracat Genel Müdürlüğü
Ticari Bilgi ve İletişim Hizmetleri Daire Başkanlığı, Şube Müdürü
Telefon: (312) 204 86 85
E – Posta: sahinarif@ekonomi.gov.tr


Nuriye SOYER
Uludağ İhracatçı Birlikleri
Proje Uygulama Şubesi
Uzman
Tel: 224 219 10 00 - Dahili: 1608
Faks: 224.219.10.96
E-mail: soyern@uib.org.tr

Yayımlama: 16.10.2017 11:05:00 (TSİ)

Bakanlığımız, TOBB ve TIM koordinasyonunda, Denizli İhracatçılar Birliği Genel Sekreterliği organizasyonu ve;


- Denizli Ticaret Odası, Denizli Sanayi Odası ve Denizli İhracatçılar Birliği işbirliği ile 23 Kasım 2017 tarihinde Denizli’d e,


- Uşak Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği ile 24 Kasım 2017 tarihinde Uşak’ta,


"Dış Ticaret Bilgilendirme Seminerleri" düzenlenecektir. Seminerler; Ülke Masaları-Hindistan Pazarına İhraç İmkanları, Türkiye-Malezya Serbest Ticaret Anlaşması ve Bakanlığımız tarafından İhracatta Uygulanan Destek Programları konularını kapsamaktadır.


Ayrıntılı Bilgi


Arif ŞAHİN
T.C. Ekonomi Bakanlığı
İhracat Genel Müdürlüğü
Ticari Bilgi ve İletişim Hizmetleri Daire Başkanlığı, Şube Müdürü
Telefon: (312) 204 86 85
E – Posta: sahinarif@ekonomi.gov.tr


Şadiye BAYKENT
Denizli İhracatçılar Birliği
ARGE, Eğitim ve Organizasyon Şube Müdürü
Tel: 258 274 66 88 – 113
Faks: 258 274 72 22
E-mail: sadiyebaykent@denib.gov.tr

Yayımlama: 16.10.2017 11:01:00 (TSİ)

Enerji üretimi bağlantılı karbondioksit emisyonlarının 2015, 2016 yıllarında oluğu gibi 2017 yılında da düşmesi ancak ABD Enerji Bilgi Ajansı Kısa Dönem tahminlerine göre 2018 yılında %2,2 artması beklenmektedir.

Kaynak: eia web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan: Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 13.10.2017 09:59:00 (TSİ)

Telekomünikasyon aracı kurumu CNMC tarafından yayınlanan en son verilere göre; 2017 yılının ilk çeyreğinde İspanya'daki e-ticaret, bir önceki yılın aynı dönemine göre %24,8 oranında artmıştır. Bu üç ay boyunca İspanya’da çevrimiçi olarak 6,8 milyar Avro harcanmışken, işlem sayısı %31 oranındaki artışla, 115 milyona ulaşmıştır. İşlem sayısında en yüksek e-ticaret faaliyet alanlarını sırasıyla, doğrudan pazarlama (%6,7), CD'ler, kitaplar, gazeteler ve kırtasiye (%6,5) oluşturmaktadır. İspanya'daki toplam e-ticaret cirosunda en yüksek gelir elde eden sektör  %13'ünden fazla pay alan seyahat sektörü olmuştur. Bunu hava taşımacılığı (%11,2) ve giyim (%6,2) sektörleri izlemektedir. İlk çeyrekte tüketicilerin toplam çevrimiçi harcamalarının 46,8 milyar Avroluk %55’ü kısmı İspanyol çevrimiçi mağazalara giderken, geri kalan %44,6’sı ise yabancı ülkelerdeki e-ticaret web sitelerine gitmiştir. Yurtdışı e-ticaret satın alımların %93'ü Avrupa Birliği ülkelerine yapılmışken, %3’ü ABD’deki e-ticaret sitelerine yapılmıştır.

Kaynak: Ecommerce Europe web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan: Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 13.10.2017 09:51:00 (TSİ)

6-9 Ekim 2017 tarihleri arasında Tahran / İran’da “Tahran Uluslararası Sanayi” fuarının 17 ncisi düzenlenmiştir. Bakanlığımızca hem bireysel hem de milli katılımı desteklenmekte olan fuar; başta Çin, İsviçre, Türkiye, Hindistan ve Almanya olmak üzere toplam 9 ülkeden 400’ün üzerinde firmanın katılımı ile gerçekleşmiştir.

 

“Tahran Uluslararası Sanayi” fuarına, MERİDYEN Uluslararası Fuarcılık San. Tic. Ltd. Şti. tarafından Milli Katılım organizasyonu gerçekleştirilmiştir. Söz konusu fuara ülkemizden makine ve aksamları sektöründen 29 firma ve Makine ve Aksamları İhracatçı Birliği 1.060 m2 ile katılım sağlamıştır.

Yayımlama: 12.10.2017 05:00:00 (TSİ)

Japonya'nın en büyük üçüncü çelik üreticisi olan Kobe Steel’in alüminyum ve bakır da dâhil olmak üzere ürettiği ürünlerin kalitesine ilişkin oraya çıkan skandal giderek büyüyor. Kobe Steel’i n tedarik ettiği ürünler otomobil, uçak, uzay roketleri ve savunma ekipmanları üretiminde kullanılıyor. Şirket tarafından Çarşamba günü yapılan açıklamada, bir müşteriye sevk edilen demir cevheri tozunda -çoğunlukla dişli gibi taşıt araçlarında kullanılan- sahte veri tespit edildiği belirtilmişti. Hafta sonunda yapılan açıklama ise ulaştırma ve savunma sanayiinde kullanılan alüminyum ve bakır ürünlerinin gücü ve dayanıklılığına ilişkin verilerde de tahrifat tespit edildiği yönündeki açıklama takip etti. Skandalın ardından, Kobe Steel hisseleri %18 değer kaybetti, böylece şirketin skandal başladığından bu yana borsada yaşanan kaybı 1,6 milyar dolara yükseldi. Şirket, on yıl geriye uzanan diğer olası veri manipülasyonlarını inceliyor. Kobe Steel’in müşterilerinden biri olan Toyota, skandalı "çok ciddi bir mesele" olarak nitelendirdi. Şirketin skandaldan etkilenen 200’den fazla müşterisi de acilen ürünlerinin güvenlik kontrollerine başlamış durumda. Şirket, Ford, Toyota, Honda, Mazda ve Subaru gibi otomobil üreticilerinin yanı sıra Boeing ve Mitsubishi Heavy Industries gibi uçak üreticilerine de girdi tedarik ediyor. Tren üreticisi Hitachi ise, İngiltere'ye ihraç edilen trenlerin de skandaldan etkilendiğini, ancak trenlerin henüz faaliyete geçmediğini söyledi. Kobe Steel, şirketin ürünleri test eden Kobelco Araştırma Enstitüsü hakkında da bir soruşturma başlattı ve 70 vakada, optik disklerde ve LCD ekranlarda kullanılan materyallere ilişkin verilerde de tahrifat yapıldığını tespit etti. Şirket, skandalı araştırmak üzere Başkan Hiroya Kawasaki başkanlığındaki bir komite kurdu ve yurtdışındakiler de dâhil olmak üzere Şikete bağlı tüm işletmelerde soruşturma yürütmek üzere bir hukuk firması ile anlaştı. Skandal, iç denetimler ve "acil durum kalite denetimleri" sırasında ortaya çıkmıştı. Japon Hükümeti’nin de, krizi hızla çözmesi için Kobe Steel’e baskı yaptığı belirtiyor. Japonya Kabine Baş Sekreter Yardımcısı Kotaro Nogami "Kobe Steel'den olayın sebepleri derinlemesine araştırmasını ve olayın tekrarlarının önlenmesi için adımlar atmasını, bunların yanı sıra sadece müşterilerinin değil, tüm toplumun güvenini geri kazanmak için çaba sarf etmesini istiyoruz" dedi.

Kaynak : The Guardian web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan : Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 12.10.2017 01:46:00 (TSİ)

ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, 7 Ekim’ de biten haftada işsizlik başvuruları önceki haftaya göre 15 bin kişi azalışla 243 bin kişiye gerileyerek Ağustos sonundan beri en düşük seviyesine indi. Ekonomistlerin beklentisi başvuruların 250 bin kişi düzeyinde gerçekleşmesi yönündeydi. İşsizlik maaşından yararlananların kümülatif toplamı, 30 Eylül’de sona eren haftada 32 bin kişi azalışla 1,89 milyon kişiye gerileyerek Aralık 1973’ten sonraki en düşük seviyesine indi. Dört haftalık işsizlik başvuruları ortalama başvuruları ise 257 bin 500 kişiye geriledi.

Kaynak: Bloomberg web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan: Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü
Yayımlama: 12.10.2017 11:31:00 (TSİ)

Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından açıklanan verilere göre; 2017 yılı Ağustos ayında mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre Avro Bölgesi’nde ve AB’de sırasıyla %1,4 ve %1,7 yükseldi. Yapılan açıklamada, sanayi üretiminin Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre Avro Bölgesi’nde %3,8 ve AB'de %3,9 arttığı belirtildi. Sanayi üretiminin Ağustos ayında yıllık bazda en çok arttığı üye ülkeler sırasıyla Litvanya (%13,1) ve Letonya (%12,1) olurken, en fazla düşüşün kaydedildiği ülke ise Hollanda (-%1,8) oldu.

Kaynak: Eurostat web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan : Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 12.10.2017 11:27:00 (TSİ)

Çin Gümrük idaresi tarafından açıklanan verilere göre, Eylül ayında ihracat ve ithalat bir önceki yılın aynı ayına göre %8,1 ve 18,7 artış kaydetti. Eylül ayında Çin’in dış ticaret dengesi 28,5 milyar dolar fazla vermiş oldu. ABD’ye verilen dış ticaret fazlasının ise 28,1 milyar dolar olarak gerçekleştiği belirtildi.  

Kaynak: Bloomberg web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan: Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 12.10.2017 11:25:00 (TSİ)

Yatırım bankası Morgan Stanley'e göre, Hindistan'ın e-ticaret pazarı 2026 yılına kadar bileşik yıllık büyüme oranı ile %30 oranında büyüyerek, brüt mal değeri olarak 200 milyar dolar değerine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Morgan Stanley firmasının "Hindistan'ın Digital Sıçraması-Multi Trilyon Dolar Fırsatı” başlıklı bir raporunda, e-ticarette yaşanan bu büyümenin, önümüzdeki dokuz yılda pazara yeni girenlerin sayısının %2'den %12'ye yükselmesi ile gerçekleşeceği belirtilmiştir. Rapora göre, internet kullanıcısının artmasının e-ticarete yeni girişleri desteklediği ve bu sayede büyümenin hızlanacağı tespit edilmiştir. Söz konusu Raporda bazı küresel e-ticaret şirketlerine ilişkin yapılan analizlere göre; e‑ticaret satışlarındaki büyümenin üçte ikisinin çevrimiçi alışverişe giren yeni kullanıcılar nedeniyle meydana geldiğini, geri kalanın ise mevcut çevrimiçi alışveriş yapanların daha sık satın alma ve/veya sipariş değerlerini artırma eğilimleri sayesinde gerçekleştiğini göstermektedir. 2016 yılında Hindistan’da %14 olan internet kullanıcı oranı ile 60 milyon kişinin çevrimiçi alışveriş yaptığı belirtilmektedir. Yine Rapora göre 2026 yılına kadar bu oranın %50'nin üzerine çıkması ve dolayısıyla e-ticaret hacminin artması beklenmektedir. Diğer taraftan yine Rapor için yapılan araştırmada tüketicilerin 2 yıldan önce çevrimiçi ticarete girmedikleri gözlenmiştir. Dolayısıyla Hindistan’da, bir tüketicinin ancak beş yıldan fazla çevrimiçi olduktan sonra çevrimiçi satın alma olasılığının yükseldiği tespit edilmiştir. Şu anda bu değer, Hindistan'daki internet kullanıcılarının yalnızca % 30'unu bulan 432 milyon kişidir. Diğer taraftan, internet kullanıcılarının büyük çoğunluğunun hızla mobil kullanıcılığa kaydığı da tespit edilmiştir. Birkaç yıl önce kapıda ödeme sistemi Hindistan’da %60’larda iken hızla azalışa geçerek %50’ lilere inmiş ve dijital ödeme sistemleri ise %2’lerden %7’lere çıkmıştır. Bu gelişmede, yatay e-ticaret oyuncuları olan Hindistan’d a en büyük e-ticaret firmaları olan Alibaba ve Tencent ile Amazon Hindistan ve Flipkart gibi büyük uluslararası e-ticaret firmalarının da payı bulunmaktadır. Hatta Mint'in 11 Nisan'da bildirdiğine göre; bu yıl Nisan ayında Flipkart 1,4 milyar dolara eBay Hindistan'ı satın alarak genişlemesini sürdürmektedir.

Kaynak: Livemint web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan: Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 12.10.2017 10:03:00 (TSİ)

Çin Hükümetinin kirliliğin yoğun olduğu eyaletlere Ekim-Mart dönemini kapsayan kış sezonunda emisyonu kontrol altına almaları ve üretimi düşürmeleri talimatı vermesinin ardından talebe yönelik endişelerle demir cevher fiyatı ton başına 60 doların altına gerilemiştir.

Çevresel kaygılara dayanan üretim kısıtlamasına tabi olan şehirlerdeki çelik üreticileri üretimlerini kısmaya ve demir cevheri taleplerini azaltmaya başlamıştır. Bu kış sezonundaki üretim kısıtlamalarından 48 milyon ton demir cevher ithalat talebi anlamına gelen 30 milyon tonluk çelik üretiminin etkilenmesi beklenmektedir. Üretim kısıtlamasına tabi olmayan bölgelerdeki üretim artarsa cevherdeki etkilenmenin 30 milyon tonda kalabileceği yorumları yapılmaktadır.

Diğer taraftan, dünyanın en büyük demir cevher üreticisi olan Avustralya’daki arz artışı fiyatlar üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır. Salı günü, Avustralya demir cevher fiyatı son üç ayın en düşük düzeyi olan 59,1$/ton seviyesine gerilemiştir.

Kaynak: Financial Times web sitesinde özetlenerek tercüme edilmiştir.

Yayınlayan : Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 12.10.2017 09:50:00 (TSİ)

Kobe Steel’in ürünlerinin dayanıklılık ve kalitesine ilişkin verilerde hatanın olduğunun anlaşılmasının ardından, Kobe Steel’in tedarikçisi olduğu Boeing, Toyota ve Nissan, ürünlerin güvenlik kontrolünü yapmak için çabalıyor.

Kobe Steel, müşterilerine taahhüt ettiği kalite standartlarına uymayan sertlikteki metal ürünlerini otomotiv ve havacılık sektörlerine tedarik etti. Kobe Steel haberleri, teknisyenler tarafından yapılan incelemenin ardından Japon otomobil üreticisi Nissan’ın 1,2 milyon aracını geri çağırmak zorunda kalmasının sonrasında ortaya çıktı. Diğer taraftan, Kobe Steel yanlış sertifikasyon nedeniyle herhangi bir güvenlik sorununun oluşmadığını açıkladı.

Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı’nda Metal Sanayileri Müdürü olan Yasuji Komiyana ise, bu durumun adil ticaretin yapılmasını tehdit ettiğini belirterek, sertifikasyona ilişkin yapılan hatanın esas kaynağının araştırılması ve sorunları engelleyecek önerilerin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kaynak: Financial Times web sitesinden özetlenerek tercüme edilmiştir.

Yayınlayan: Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 11.10.2017 02:45:00 (TSİ)

Amerika Merkez Bankası’nın (FED) 19-20 Eylül tarihlerinde gerçekleştirdiği toplantıya ait tutanaklarda, enflasyondaki seyrin ve eğer artmazsa önümüzdeki dönemde faiz artışlarının yavaşlamasının tartışıldığı görüldü. Tutanaklarda "Çoğu üye, bu yılki düşük enflasyonun etkisinin daha kalıcı olabileceğine dair endişelerini dile getirdi. Aynı zamanda, enflasyondaki eğilimleri değerlendirirken destekleyici para politikasını kaldırmak için sabırlı olmak gerektiğine dikkat çekildi" denildi. Bazı üyeler ise, önümüzdeki dönemde atılacak faiz adımlarına karar verirken gelecek birkaç aydaki enflasyon verisine odaklanacaklarını söyledi. Ancak Başkan Yellen ve bazı önemli üyeler, ekonominin genelindeki güçlü seyir ve istihdam piyasasında devam eden sıkılaşma düşünüldüğünde faizlerin kademeli olarak artırılmaya devam etmesini beklediğini vurguladı.

Kaynak: Reuters web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan: Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 11.10.2017 11:31:00 (TSİ)
Sayfa 1 / 25ÖncekiSonraki