Yükleniyor...
İçeriğe atla

Alibaba, Endonezya merkezli bir e-ticaret firması olan Tokopedia'ya 1.1 milyar dolarlık yatırım yapmasının ardından Güneydoğu Asya piyasalarına doğru ilerlemeye devam etmektedir. Yapılan anlaşma hakkında detaylı bilgi olmamasına rağmen, Alibaba’n ın azınlık hisselerine sahip olduğu bildirilmektedir. 2009 yılında kurulan Tokopedia, küçük perakendecilerin ve büyük markaların Güneydoğu Asya'nın en büyük ekonomisi olan Endonezya'daki tüketicilere satılmasına imkân tanıyan bir pazarı işletmektedir. Şirket, 2014 yılında SoftBank ve Sequoia'dan aldığı 100 milyon dolarlık yatırımı bünyesine dâhil ederek, East Ventures, CyberAgent ve Beenos Partners'ı destekçileri arasına katmıştı. Tokopedia, şimdi bu yeni turunda bir dizi ismi açıklanmamış yatırımcının da kendi bünyesine dâhil olmasını sağladı. Şirketlerden yapılan açıklamada, Alibaba ile olan ortaklığın, Tokopedia'nın müşterilerine sunduğu ürünlerin kalitesini yükselteceği ve ortakların diğer adalardaki iş yapma imkânlarını arttıracağı bildirildi. Diğer taraftan, Google tarafından yayımlanan yakın tarihli bir raporda, gelişen ekonomilerin bulunduğu Güneydoğu Asya'da çok fazla e-ticaret fırsatlarının olduğu ve bölgedeki yıllık e-ticaret harcamalarının 2015'te 5,5 milyar dolardan 2025 yılında 88 milyar dolara yükseleceği öngörülmektedir. Bu gelirin yarısının, dünyanın dördüncü en büyük ülkesi olan Endonezya'dan geleceği de tahmin edilmektedir. Alibaba bugün, denizaşırı ticari işletmelerinden kazandığı paralarla etkileyici bir büyümeyi yakalarken, Güneydoğu Asya merkezli e-ticaret pazaryeri olan Lazada'nın uluslararası ticaret gelirlerini yüzde 136 artırarak 389 milyon dolara çıkarmıştır. Alibaba, toplamda 7,4 milyar dolarlık uluslararası ticaret gelirinin yalnızca küçük bir bölümünü Tokopedia yatırarak, Güneydoğu Asya'da açık bir yükseliş eğilimi göstermiştir.

Kaynak: Thech Crunch web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan: Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 18.08.2017 05:25:00 (TSİ)

Çin'in ikinci en büyük e-ticaret şirketi olan ve gelir bazında da dünyanın üçüncü büyük internet şirketi konumundaki JD.com'un kurucusu ve CEO'su Richard Liu; kendileriyle birlikte; Alibaba, Tencent ve Baidu gibi rakiplerinin ileride Google, Facebook ve Amazon’a yönelik ciddi bir tehdit oluşturacağına inanıyor. Çin'in büyük ve başarılı internet şirketlerinin tamamı, Çin Devletinin çabalarından yararlandı ve Facebook, Google, Twitter, Instagram ve YouTube'un hepsi Çin'de engellendi. Yetkililer ayrıca, internet kullanıcılarının "mükemmel güvenlik duvarı" sansür sistemini aşarak yurtdışındaki web sitelerine erişmelerine izin veren resmi olmayan sanal özel ağ hizmetlerini kapatma planlarını da kamuoyuna duyurdu. Pekin, yabancı web sitelerinin sansür ve "ulusal güvenlik" yasaları kapsamında engellenmesi gerektiğini savunsa da yasakların etkili bir şekilde tarife dışı ticaret engelleri olduğu ve bunların Dünya Ticaret Örgütü kurallarını potansiyel olarak ihlal ettiği değerlendirilmesi de yapılıyor. Ciddi uluslararası rekabetin yokluğunda, Çin'in internet şirketleri, dünyanın en büyük çevrimiçi pazarının ortaya çıkışından yararlanmaya bırakıldı. Resmi rakamlara göre, Çin'deki internet kullanıcılarının sayısı 2010'dan bu yana 750 milyona ulaştı ve Çin, dünyadaki tüm çevrimiçi satışların yaklaşık%40'ını oluşturan en büyük çevrimiçi perakende Pazar konumunda bulunuyor.

Kaynak: Financial Times web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 18.08.2017 12:05:00 (TSİ)

12-15 Ağustos 2017 tarihleri arasında Tahran/İran’da gerçekleştirilen,  yapı ve yapı malzemeleri sektörüne ilişkin “ Confair 2017" fuarının bu yıl 17’incisi düzenlenmiştir. Bakanlığımızca milli katılımı desteklenen söz konusu fuara toplam 1285 firma katılım sağlamıştır. Söz konusu fuara ülkemiz dışında Çin, Fransa, Almanya, Yunanistan, Hindistan, İtalya, Meksika, Rusya, İspanya ve Tayvanlı firmalar da katılım sağlamıştır.

Meridyen Uluslararası Fuarcılık San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından milli katılım organizasyonu gerçekleştirilen “Confair 2017” fuarına ülkemizden yapı ve yapı malzemeleri sektöründe Endüstriyel Profiller, Dış Cephe Asansörleri, Dilatasyon Sistemleri, Silindirler ve Kapı Kilitleri, Çivi Tabancaları,  Poliüretan Köpük, Banyo ve Mutfak Armatürleri, Duş Panelleri,  Panel Çatı Sistemleri, Bağlantı Hortumları, Alüminyum Profiller, Klozet ve Rezervuarlar, Menteşeler, Kapı Kolları, Sandviç Çatı Panelleri, Alüminyum Kapı ve Pencereler, Asma Tavan Panelleri, Duvar Örgü Harcı, Çimden Çitler, Bükme ve Kesme Makinaları, Özel Boyalar, Küpeşte Profilleri, Vanalar ve Vana Kutuları, Toz Boyalar, Pencere Kapı Sistemleri, Yapıştırıcılar, Kompozit Paneller, Trapez Levhalar, PVC Germe Yapılar ve Poliürea Kaplama ürünleri alanlarında faaliyet gösteren 39 firma milli katılım sağlamıştır. Firmalarımızın stantlarını büyük oranda İranlı işadamları ziyaret etmiştir.

Diğer taraftan, Confair 2017 fuarının açılış töreni İran Çalışma ve Refah Bakanı Sn. Ali RABİEE’nin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. 
Yayımlama: 18.08.2017 11:48:00 (TSİ)

Bilindiği üzere, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) 19 Şubat 2017 tarihinde sona erdirdiği Sevk Öncesi İnceleme (SÖİ) uygulamasına 1 Temmuz 2017 tarihi itibariyle yeniden başlamıştır. IKBY yetkili kuruluşu olarak atanan New Standard Firması (NSC) İntertek Test Hizmetleri A.Ş.’yi Kuzey Irak’a ihraç edilecek ürünlerin belgelendirilmesi için 3 yıl süreyle tek yetkili olarak atamıştır.

 

SÖİ uygulaması oyuncaklar, elektrikli ve elektronik ürünler; araçlar, bisikletler, lastikler ve yedek parçalar; inşaat malzemeleri; ev eşyaları; mutfak ürünleri; ev tipi pişiriciler ve su ısıtma cihazları; kırtasiye malzemeleri; ölçüm cihazları; bebek bakım ürünleri; kuyumculuk ürünleri (altın ve gümüş hariç kıymetli metaller, taklit ürünler) ve tıbbi cihazları kapsamaktadır.

 

SÖİ kapsamına girmeyen gıdalar, kozmetik ürünleri, kimyasallar, tekstil ürünleri ve bebek bezi gibi ürünler NSC tarafından Zaho’da kurulan laboratuvarda denetlenmektedir. İthalat aşamasında gıda ürünleri mikrobiyolojik teste, diğer ürünler ise kimyasal ve fiziksel teste tabi tutulmaktadır.

 

Gerçekleştirilen denetimlerde ürünlerin Irak ve Kuzey Irak standartlarına uygunluğuna bakılmakta, ancak AB standartlarına uygun ürünler de kabul edilmektedir.

 

Uygulama kapsamında İntertek tarafından 3 farklı sertifika alma yöntemi belirlenmiştir. Bu yöntemlerden herhangi birini ihracatçı; sevkiyat hacmi ve sıklığını göz önünde bulundurarak seçme imkânına sahiptir. Bununla birlikte ürünlerin İntertek belgesi olmasına rağmen IKBY gümrüklerinde rastgele olarak teste tabi tutulması da mümkündür.

  

  • A Yöntemi (kayıtsız ve lisanssız ürünlerin sevkiyatı),az miktarda ve seyrek sıklıkta sevkiyat yapan ihracatçılara tavsiye edilmektedir. Bu yöntemde, SÖİ kapsamında yer alan ürünlerin ilgili standartlara uygunluğunun tespiti için ilgili testler ve fiziki gözetim zorunludur.

     

  • B Yöntemi (kayıtlı ürünlerin sevkiyatı), yüksek miktar ve sıklıkta sevkiyat yapan ihracatçılara tavsiye edilmektedir.1 sene geçerli olan kayıt işlemini gerçekleştirebilmek için A Yöntemi kapsamında 3 başarılı sevkiyat gerçekleştirmek gerekmektedir. Bu yöntemde, 10 sevkiyattan yalnız 4’ünde gözetim uygulanmaktadır.

 

  • C Yöntemi (lisanslı ürünlerin sevkiyatı), yüksek miktar ve sıklıkta sevkiyat yapan üretici ve yetkili dağıtıcılara tavsiye edilmektedir. Yine 1 sene geçerli olan lisansı almak için kayıt şartlarını yerine getirmek ve üretim tesisinde kalite yönetim sistemine sahip olmak gerekmektedir. Bu grup altında yalnızca yılda bir kere fabrika denetimi ve 6 ayda bir gözetim uygulaması gerçekleştirilmektedir.

 

Uygulama kapsamında İntertek tarafından alınacak başvuru ücretleri sevkiyat tutarına göre değişmekte olup, tablo aşağıda yer almaktadır:

 

Sevkiyat Tutarı (ABD Doları)

Ücret (ABD Doları)

0 ila 10,000

450

10,001 ila 60,000

650

60,001 ila 100,000

750

100,001 ila 200,000

1100

200,001 ila 500,000

2250

500,001 ve üzeri

3460

 

İntertek Test Hizmetleri A.Ş.’nin uygulamadan sorumlu Hükümet Kontratları Departmanı’nın iletişim bilgileri aşağıda yer almakta olup, anılan sorumlularla uygulamaya ilişkin sorularınızla ilgili olarak iletişime geçebilirsiniz.

 

İsim/Unvan

E-posta

Telefon

Dahili

Ali Emir Buldur/ GTS Departmanı Ülke Müdürü

emir.buldur@intertek.com

0212 496 46 46

4917

Hürkan Yazağaç/ GTS Departmanı Operasyon Müdürü

hurkan.yazagac@intertek.com

0212 496 46 46

4660

Tolga Küçükkaraağaç/ GTS Departmanı Takım Lideri

tolga.kucukkaraagac@intertek.com

0212 496 46 46

4951

Ümit Çebi/ GTS Departmanı Takım Lideri

umit.cebi@intertek.com

0212 496 46 46

4922

Arda Emre Uçar/ GTS Departmanı Takım Lideri

arda.ucar@intertek.com

0212 496 46 46

4930

Genel Basvuru e-posta adresi

info.turkey.gs@intertek.com

 

 

 

Öte yandan, yeni sistem kapsamında, ihracatçılarımızın görece daha dezavantajlı şartlarda olmakla birlikte, ürünlerini sınırda kontrol ettirmesi de mümkündür. Buna göre, İntertek’ten alınan uygunluk sertifikasına sahip olmayan ve SÖİ kapsamında yer alan ürünler, IKBY'ye kabul edilirken gümrüklerde %100 denetime tabi tutulacak ve bu ürünlerden daha yüksek oranda numune alınacaktır. Böylece bu ürünlerin gümrüklerde bekleme süresi uzayabilecektir.

 

Diğer taraftan, anılan uygulamanın ihracatımızı olumsuz etkilememesi amacıyla karşılaşılan sorunların Bakanlığımıza bildirilmesi önem arz etmektedir. Bu çerçevede yaşayabileceğiniz sorunları uidb@ekonomi.gov.tr e-posta adresine iletebilirsiniz.

 

Saygıyla duyurulur.

Yayınlayan: Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 18.08.2017 11:46:00 (TSİ)

ABD Başkanı Donald Trump ulusal güvenlik gerekçesiyle demir-çelik ürünlerine getirilmesi beklenen ilave vergi konusunda halen daha kararlı bir tutum sergiliyor. Dünyadaki aşırı kapasitenin azaltılmasına dönük çok taraflı görüşmeler devam etmekte ve ABD’nin sektöre ilişkin geçtiğimiz ay başlattığı “232. Madde” soruşturması henüz tamamlanmamış olmakla birlikte, sektör uzmanları ilave vergi konusundaki görüşün değişmediğine işaret ediyor. Soruşturma sonucunda alınacak kararın ithalat hacmine göre değişen tarife kotalarının konulması şeklinde gerçekleşmesi beklenmekte ve bunun yurtiçi fiyatları belli bir seviyenin üzerinde tutmak suretiyle başta Çin menşeli ürünler olmak üzere ithalat baskısına karşı ABD’li çelik üreticilerini koruyacağı ifade ediliyor. Ancak, söz konusu karardan etkilenecek tek ülke Çin değil. Güney Kore, Japonya, Almanya gibi ülkelerin de söz konusu karardan olumsuz etkileneceğine işaret ediliyor. Yasaya göre en geç 2018 Ocak ayına kadar sonuçlanması gereken soruşturmanın ne zaman biteceğine ilişkin net bir açıklama henüz gelmemiş olmakla birlikte, 2018’e kadar beklenilmeyeceği yönünde sektör uzmanları hemen hemen hemfikir.  

Kaynak: Reuters web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan: Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

 

Yayımlama: 17.08.2017 03:22:00 (TSİ)

Büyük küresel sera gazı yayıcısı Amerika Birleşik Devletleri daha düşük emisyona ve daha temiz enerjiye doğru yönetecek ekonomik hacim ve yasama yetkisine sahiptir. Birçoğu son on yılda bunu yaparken, bazıları ise eski düzene devam etmektedir.

ABD’nin 50 eyaletindeki seragazı verilerine dayanılarak yapılan araştırmaya göre ABD’nin 10 eyaleti ABD’nin toplam seragazı salınımının yarısını gerçekleştirmektedir. ABD enerji sektörü toplam emisyonun yüzde 84’ünü oluşturmaktadır. Son on yılda Texas ve Kaliforniya eyaletleri ABD’deki eyaletler içinde en fazla emisyon yayan eyaletlerdir. Wyoming ve North Dakota eyaletleri ise toplam ve kişibaşına düşen milli gelire göre en yoğun emisyon yayan eyaletlerdir.

2005 ve 2014 yılları arasında toplam 35 eyalette emisyon yüzde 6 düşmüştür. Elektrik üreten kaynaklardan ve ulaşımdan oluşan emisyon düşme eğilimindedir. Özellikle Ohio, Georgia, ve Pensilvanya eyaletleri elektrik üretiminden kaynaklanan emisyonları azaltmıştır. Burada kömürle çalışan elektrik santrallerinden doğalgaz yakıtlı elektrik üretimine geçiş büyük katkı yapmıştır. Son on yılda her üç eyalet de kömürden elektrik üretimini yarı yarıya azaltmıştır. Diğer taraftan, taşımacılık sektörü emisyonunun önemli bir bölümünü oluşturan Kaliforniya eyaleti temiz enerji sektörüne geçiş çabaları ile yakıt kullanımını önemli ölçüde azaltmıştır. Buna karşılık Teksas eyaletinde taşımacılık sektörü emisyonlarında önemli bir artış görülmüştür

Kaynak: World Resources Institute web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan: Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 17.08.2017 03:10:00 (TSİ)

Facebook’un tüketiciden tüketiciye (C2C) e-ticaret platformu Marketplace, Avrupa’daki yeni pazarlara erişim sağlıyor. Sosyal medya devi bu hafta Marketplace’in bölgedeki 17 yeni ülkede kullanıma açılacağını duyurdu. Platform yakın bir zamanda Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Macaristan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Portekiz, İspanya, İsveç ve İsviçre’de kullanılacak.  Facebook Marketplace’i ilk olarak Ekim 2016’da ABD, Birleşik Krallık, Avustralya ve Yeni Zelanda’da kullanıma açtı ve kısa sürede Kanada, Şili ve Meksika pazarlarına da genişledi. Facebook hâlihazırda platform kullanıcısı alıcı ve satıcılardan ücret talep etmediğinden Marketplace, Avrupa’da büyük operasyonlar yürüten eBay ve Gumtree gibi C2C e-ticaret platformları için önemli bir rakip haline gelebilir.

Kaynak : eMarketer web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan: Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 16.08.2017 07:08:00 (TSİ)

Doların güçlenmesi, Çin’in talebinin zayıflaması ve petrol üreticilerinin arzı artırmaları fiyatları aşağı çekmektedir.

Petrol fiyatları, doların değerindeki artış ve dünyanın ikinci büyük tüketicisi konumundaki Çin’deki talebin zayıflığına ilişkin işaretler nedeniyle düşmüş ve varil fiyatı Salı günü itibarıyla Brent petrolünde 50,33 dolara ve ABD hafif petrolünde 47,29 dolara gerilemiştir.

OPEC üyeleri ve ABD dahil büyük petrol ihracatçılarının arzlarındaki büyüklük, yatırımcıların fiyatların yükseldiği Temmuz ayında satın aldıkları uzun pozisyonlarını satmalarını teşvik etmiştir. OPEC, ABD envanterleri ve Çin talebinin petrol fiyatlarındaki gelişmelerin ana belirleyicileri olmaya devam edeceği belirtilmektedir. OPEC’in üretimi kısıtlamaya yönelik çabaları fiyatları yukarı doğru çekmekte etkili olmakla birlikte özellikle ABD dahil diğer ülkelerdeki üretim artışları fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı yaratmaktadır. ABD Enerji Enformasyon İdaresi, ülkedeki kaya petrolü üretiminin üst üste dokuzuncu ayda da artışını sürdürmesini ve Eylül ayında günlük 6,15 milyon varile ulaşmasını beklemektedir.

Kaynak: Reuters  web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan: Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 16.08.2017 07:02:00 (TSİ)

18. Malezya Uluslararası Yiyecek ve İçecek Fuarı, 09-11 Ağustos 2017 tarihleri arasında Malezya/Kuala Lumpur’da düzenlenmiştir. Söz konusu fuara ülkemizle birlikte, başta Çin, Güney Kore, Japonya, Avustralya, Singapur, Hindistan, Tayland ve İngiltere olmak üzere, birçok ülkeden katılım sağlamıştır. Fuarda; baharatlar, bakliyat, deniz ürünleri, dondurulmuş gıdalar, konserve, kurutulmuş meyve, kuruyemiş çeşitleri, reçel, bal ve pekmez, süt ve süt ürünleri, şekerleme ve diğer gıda ürünleri sergilenmiştir.

Söz konusu fuara, So Fuar Ltd. Şti. tarafından Milli Katılım organizasyonu gerçekleştirilmiştir. Anılan fuara ülkemizden bahse konu sektörde faaliyet gösteren 10 firma milli katılım kapsamında katılmıştır.

Söz konusu fuar, ziyaretçi ve katılımcı sayıları bazında çok geniş bir sektöre hitap etmekte olup, firmalarımız ile sağlanan temaslar neticesinde fuar organizasyonun ülkemiz ticareti açısından önemli olduğu bilgisi edinilmiştir. Ayrıca, fuarın gıda sektöründe Güneydoğu Asya’nın en büyük Pazar ve cazibe merkezlerinin birinde düzenlenmiş olmasının önem taşıdığı düşünülmektedir.

Yayımlama: 16.08.2017 04:23:00 (TSİ)

Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan çalışmada, 2050 yılı itibariyle veri odaklı tarım teknolojilerinin küresel üretimi %67’ye kadar artırabileceği ve gıda fiyatlarını yarı yarıya azaltabileceği tahmin edilmektedir.

Öte yandan, Fujitsu ve SCR Süt Ürünleri firmaları nesnelerin interneti tarafından etkinleştirilen inek izleme sistemi, otomatik öğrenme ve yapay zekâ ile sağlıklı inek yetişmenin yanı sıra et ve süt üretiminin artırılması için çiftçilere yardım etmektedir. Fujitsu ayrıca, nesnelerin interneti, otomatik öğrenme ve mobil teknolojileri kullanarak oluşturduğu optimal sera koşulları ile marullar yetiştirmektedir.

Çiftliklerde elektrik ve internet bağlantısı olmaması ve çiftçilerin genel olarak teknolojik bilgiye sahip olmamaları nedeniyle teknolojinin tarım alanında kullanımı sınırlı kalmıştır.

Microsoft, FarmBeats programı gibi araştırma yatırımlarıyla dijital bir strateji geliştirmeyi desteklemektedir. Bu kapsamda, Microsoft çiftçilerin artan dünya nüfusunu beslemek için ihtiyaç duydukları bilgi ve araçları elde etmelerine yardımcı olmak amacıyla, düşük maliyetli sensörler, insansız hava araçları, vizyon ve makine öğrenme algoritmaları ile TV Beyaz Şebeke ağlarını kullanan uçtan-uca bir yaklaşıma yönelik olarak çalışmaktadır.

Kaynak: Microsoft web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan: Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 16.08.2017 03:02:00 (TSİ)

Çin’in doğrudan satış alanında en önemli e-ticaret firmalarından biri olan JD.com’un 2017 yılının ikinci yarısında satış hacminde  büyüme gerçekleşmesine rağmen  zararının arttığı belirtiliyor. Nasdaq borsası tarafından kaydedilen firma hakkındaki son üç aylık net zararın 30 Haziran 2017 itibariyle 42,3 milyon doları olduğu ifade ediliyor.  Buna rağmen, Çin’in giderek büyüyen orta sınıfı tarafından yapılan harcamalar sayesinde, firmanın net gelirlerinin 2016 yılının aynı dönemine göre %44 oranında arttığı dikkat çekiyor. Konuya ilişkin Şangay merkezli yatırım araştırma şirketi “Pacific Epoch” tarafından yapılan açıklamada, JD’nin Çin tüketiminin büyümesi karşısında en önemli yararlanıcı olacağının ve bu yönüyle Alibaba Grup bünyesinde yer alan rakibi T-Mall’ı geride bırakacağının beklendiği belirtiliyor.

Kaynak: Financial Times web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 15.08.2017 06:41:00 (TSİ)

Günümüzde elektrikli araç üretimine ve enerji depolama sistemlerine geçiş ile birlikte yaşanan batarya devrimi, lityum, kobalt ve nikele olan talebi artırmaktadır.  Bu kapsamda, BHP Billiton elektrikli araçlarda kullanılan lityum iyon bataryalarının temel bileşenlerinden biri olan nikel sülfatın dünyadaki en büyük tedarikçilerinden biri olmaya yönelik dönüşüm planlarını açıkladı.

BHP Billiton, yılda 100.000 ton nikel sülfat üretecek yeni bir tesisin kurulması için 43 milyon dolar harcıyor. Söz konusu tesisin 2019 yıl Nisan ayına kadar üretime başlaması hedeflenmekte.

BHP Nickel West’in Başkanı Haegel, orta vadede nikel sülfata olan talepte büyük bir artış yaşanacağını düşündüklerini belirtti. BHP, beş yıl içerisinde nikel satışlarının  %90’ını batarya piyasasına yönelik gerçekleştireceğini tahmin ediyor. Mevcut durumda ise, BHP’nin nikel satışlarının sadece %10’u batarya piyasasında gerçekleşiyor. 

Kaynak: Financial Times web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 15.08.2017 06:30:00 (TSİ)

Bakanlığımız TOBB ve TIM koordinasyonunda, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (OAİB)  organizasyonu ve;

  • Çankırı Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği ile 18 Eylül 2017 tarihinde Çankırı’da  
  • Çorum Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği ile 19 Eylül 2017 tarihinde Çorum’da  
  • Kırıkkale Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği ile 20 Eylül 2017 tarihinde Kırıkkale’de

Dış Ticaret Bilgilendirme Seminerleri düzenlenecektir. Seminerler, İş Dünyası İçin Ticari Bilgiye Erişim, Pazara Giriş Engelleri ve Çözüm Yolları, Ülke Masaları-Katar Pazarına İhraç İmkanları ve Bakanlığımız tarafından İhracatta uygulanan Destek Programları konularını kapsamaktadır.

 

Tarih: 18 Eylül 2017, Saat: 09.30-15.30
Yer: Çankırı Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu

Tarih: 19 Eylül 2017, Saat: 09.30-15.30
Yer : Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu

Tarih: 20 Eylül 2017, Saat: 09.30-15.30
Yer Kırıkkale Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu 

         

Ayrıntılı Bilgi İçin:

M.Levent ÇAMLIBEL
Ekonomi Bakanlığı
İhracat Genel Müdürlüğü
Telefon: 0 312 204 86 90
E-Posta camlibelm@ekonomi.gov.tr

Berrin Nur KIZARTICI
Müdür
Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği  
Ceyhun Atuf Kansu Cad. No.120 Balgat
ANKARA
Tel       : 0 312 447 27 40 /194
Fax      : 0.312 446 96 05
E-Posta: kizarticib@oaib.org.tr

 

 

Yayımlama: 15.08.2017 05:21:00 (TSİ)

Bakanlığımız TOBB ve TIM koordinasyonunda Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Genel Sekreterliği organizasyonu ve;

  • Isparta Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği ile 12 Eylül 2017 tarihinde Isparta’da,

  • Burdur Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği ile 13 Eylül 2017 tarihinde Burdur’da,

  • Antalya Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü ev sahipliğinde 14 Eylül 2017 tarihinde Antalya’da,

  • Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde 15 Eylül 2017 tarihinde Kumluca-Antalya’da


    "Dış Ticaret Bilgilendirme Seminerleri" düzenlenecektir. Seminerler; İş Dünyası İçin Ticari Bilgiye Erişim, Ülke Masaları-ABD Pazarına İhraç İmkanları ve Bakanlığımız tarafından İhracatta Uygulanan Destek Programları konularını kapsamaktadır.

Tarih / Seminer Yerleri/ / Saat:

12 Eylül 2017, 13 Eylül 2017, 15 Eylül 2017 / Isparta, Burdur ve Kumluca-Antalya Ticaret ve Sanayi Odaları Toplantı Salonu/ 14.00-17.30

14 Eylül 2017/ Antalya Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü / 14.00-17.30  

 

Ayrıntılı Bilgi:

M.Levent ÇAMLIBEL
Ekonomi Bakanlığı
İhracat Genel Müdürlüğü
Telefon: 0 312 204 86 90
E-Posta camlibelm@ekonomi.gov.tr

 

Gizem ALP TOPÇU  
Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği
Uzman Yardımcısı

Tel: (242) 311 80 00 /13.03
Faks: (242) 311 79 00
E – Posta: alpg@baib.gov.tr

 

 

 

 

Yayımlama: 15.08.2017 05:10:00 (TSİ)

Toyota, teknoloji sektöründeki önemli firmalar ile bağlantılı araçlar konusunda ekosistem oluşturmak amacıyla bir araya geliyor. Geçtiğimiz hafta Cuma günü “Automotive Edge Computing Consortium” adını taşıyan ve birliğin içinde Ericsson, Intel, Japon otomotiv parça üreticisi Denso Corp ve Telekom firması NTT Docomo’nun olduğu açıklandı. Grup, bu yıl ekibe “ilgili küresel teknoloji liderlerini” eklemeyi planladıklarını açıkladı. Firmalar otonom araç verilerini paylaşarak gelişmiş sürücü destek sistemleri ve diğer hizmetleri geliştirmeyi hedefliyor.  Bağlantılı araçlardan üretilecek veri hacminin 2025 yılında ayda şu anki veri hacminin 10 bin katı olan 10 exabayta (=10 milyar gigabayt) ulaşacağı tahmin ediliyor.  

Kaynak: Techcrunch web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 15.08.2017 11:50:00 (TSİ)

Dünyanın en büyük teknoloji yatırım firması olan SoftBank,  Hindistan'ın e-ticaret teknoloji sektöründeki en büyük özel yatırımı olan Flipkart firmasını 2,5 milyar dolar vererek satın aldı.  Çin'in Alibaba'sının da arkasında olan Japon yatırımcı SoftBank, dünyanın e-ticaret için en rekabetçi pazarlarından biri olan Hindistan'da, en büyük çevrimiçi perakende şirketi Flipkart için, ABD'nin Amazon'u ile rekabet edip fiyat yükselterek, ülkenin en büyük beşinci yatırım anlaşmasını yaptı. SoftBank'ın 100 milyar dolarlık Vizyon Fonu'ndan sağladığı birincil yatırım olarak adlandırılan söz konusu yatırım ile şirkete doğrudan fon sağlama ve ayrıca ikincil yatırım olarak mevcut pay sahiplerine hisse sağlama şeklinde kazanç elde etti. Diğer taraftan, bu anlaşma, şimdiye kadar Flipkart'ın en büyük ve en etkili yatırımcısı olan ve New York merkezli yatırım şirketi Tiger Global için de kısmi bir çıkış sağlamıştır. Bu anlaşmaya kadar Flipkart hisselerinde, Güney Afrika medya devi Naspers ve Çinli İnternet holdingi Tencent birlikte %20’l ik bir paya sahip iken, Tiger Global tek başına %18’lik bir hisseye sahipti. Flipkart'ın kurucuları - IIT-Delhi gibi - 2007'de çevrimiçi kitap satarak iş hayatına başlamış ve daha sonra eBay, Çin'li Tencent ve Microsoft firmalarının 1,4 milyar dolarlık yatırımlarını çekerek değerini on yıl içinde Nisan 2017 itibariyle yaklaşık 11,6 milyar dolara yükseltmiştir. SoftBank yatırımları ise bu şirketin finansman turunun devamı niteliğinde olmuştur. Bu anlaşma SoftBank'ın Hindistan'daki toplam yatırımlarının 6 milyar doları geçmesini sağlamıştır. Diğer taraftan geçtiğimiz günlerde,  dijital ödeme ve ticaret şirketi ve aynı zamanda en büyük uygulama sürüş programının sahibi Ola'nın hissedarı Paytm'u 1,4 milyar dolarlık yatırımı ile satın alan SoftBank’ın Hindistan’d aki toplam yatırımları böylece 7 milyar doların üzerine çıkmıştır.

Kaynak : Economictimes web sitesinden tercüme edilmiştir

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 11.08.2017 03:07:00 (TSİ)

Dünyanın en büyük maden şirketlerinin en önemli gelir kaynaklarından biri olan demir cevherinde büyük hareketlilik yaşanıyor. Fiyatlar Çin merkezli güçlü talep nedeniyle son dört ayın tepe noktasında. Nihai ürün fiyatlarındaki artışın tetiklediği sektördeki canlılık sonucu Çin’den yapılan ithalatın bu yıl 1 milyar tonu aşması bekleniyor.   Çin yönetimi ülkenin kuzeyindeki dört ilde hava kirliliği gerekçesiyle çelik üretimine kısıtlama getirmesine rağmen sektör üretimi yılın ilk yarısında %4,6 oranında arttı. Bu 2013 yılından beri görülen en yüksek üretim artışına tekabül ediyor. Demir cevheri fiyatlarının yüksek seyretmesi ve Çin’den gelen son talebin daha çok yüksek tenorlu cevhere dönük olması; Rio Tinto, Vale ve BHP Biliton gibi dünyada önde gelen cevher üreticilerinin de karlılıklarının artmasına ve hissedarlarına yönelik daha yüksek temettü açıklamasına imkan tanıyor.

Kaynak: Financial Times web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 10.08.2017 05:45:00 (TSİ)

Amazon, Walmart ve diğer büyük oyuncuların çevrimiçi manav pazarında önemli konumları bulunurken, dijital manav alışverişinin hala erken aşamalarda olduğunun unutulmaması gerektiği vurgulanmaktadır. Gerçekten bunun en son kanıtı olarak, Gallup tarafından yapılan bir anket sonucunda çoğu manav alışverişinin hala fiziksel olarak mağazalardan gerçekleştirildiği bulunmuştur. ABD tüketicileri arasında yapılan söz konusu ankette, her 10 kişiden 8’inin hiç çevrimiçi manav alış verişi yapmadığı, sadece toplam tüketicilerin %5’inin ayda bir kez manav alışverişini çevrimiçi olarak yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Aynı ankette daha çok genç insanları manav alışverişini çevrimiçi yaptığı belirlenmiştir. Yani, ayda en az 1-2 kez çevrimiçi manav alış verişi yapan insanlar arasında 18-29 yaş aralığındakilerde bu oranın %15, 50-64 yaş aralığında ise bu oranın %10 ile sınırlı kaldığı görülmüştür. Başka araştırmalar ise tüketiciler arasında fiziksel olarak elle dokunarak meyve sebze alışverişi yapmanın hala çok yaygın olduğunu göstermektedir. Unata ve Brick Meets Click tarafından yapılan bir ankette, 2016 yılında anketi yanıtlayanların %19'unun çevrimiçi manav alışverişi yaptığını ve 2017 yılında ise % 31'inin çevrimiçi manav alışverişi yapmayı planladığı ortaya konulmuştur. Benzer şekilde, Mayıs 2017'de FieldAgent tarafından akıllı telefon kullanıcıları üzerinde yapılan bir araştırmaya göre; tüketicilerin % 54'ü asla çevrimiçi yiyecek içecek satın almadıklarını söylerken ancak neredeyse dörtte üçü bundan beş yıl sonra en azından biraz daha fazla çevrimiçi manav alışverişi yapmayı planladığını belirtmiştir. Diğer taraftan, söz konusu anketlerde çevrimiçi manav alışverişlerinde temel sorunun tüketicilerin taze meyve-sebze satın alma konusundaki güvensizliği olduğu ortaya konulmuştur.

Kaynak: Marketer Retail  web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 09.08.2017 05:04:00 (TSİ)

İngiltere Lancaster Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, iklim değişikliği nedeniyle alışıldık tarım uygulamalarında bir değişiklik olmadığı müddetçe topraktaki fosfor kaybı giderek artmaktadır.

Gelecekte öngörülen daha sıcak ve daha nemli kışlar tarım alanlarından nehirlere ve sonuçta okyanuslara daha fazla fosfor aktaracaktır. Çiftçiler her ne kadar toprak fosforunu daha verimli kullanmak için stratejiler veya tarlalardaki besin maddelerinin kayıplarını azaltmak için fiziksel önlemleri de içeren daha akılcı bir gübre kullanımını uyguluyor olsa da, halihazırda kabul edilen önlemlerin iklim değişikliği altında beklenen artışı dengelemek için yeterli olmayacağı düşünülmektedir.

Hükümetin ve politika yapıcıların, çiftçilere tarımsal arazilere yönelik iklim değişikliği nedeniyle ortaya çıkan kirliliğin artmasını önlemek ve bu alanda tarımsal dönüşümü gerçekleştirmeleri için gerekli yardımı ve desteği sağlaması gerekmektedir.

Kaynak: Science Daily  web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 09.08.2017 03:27:00 (TSİ)

Brexit sürecinin İngiltere ve Afrika arasındaki ikili ticarete zarar verebileceği, İngiltere’nin AB’den ayrılması sonucunda bazı Afrika ülkelerinin önemli pazarlara erişim hakkını kaybedebileceği endişeleri gündeme gelmekte.

Güney Afrika ve Kenya’nın da aralarında bulunduğu pek çok Afrika ülkesi İngiltere’ye yüksek miktarda taze gıda ürünleri ihraç etmektedir. Brexit sonrasında gümrük vergilerinin yükselebileceği, mevcut durumda İngiltere’nin AB üyeliği sayesinde İngiltere pazarına imtiyazlı erişim hakkını ellerinde bulunduran bazı Afrika ülkelerindeki ihracatçıların bu haklarını kaybedebilecekleri gibi olasılıklar endişeye neden olmakta.

Söz konusu husus York Üniversitesi’nde araştırmacı olarak çalışmakta olan Peg Murray-Evans tarafından, İngiltere Uluslararası Ticaret Bakanı Lord Price tarafından geçtiğimiz hafta Güney Afrika ve Namibya’ya düzenlenen ziyaretin akabinde gündeme getirilmiştir. Bahse konu ziyaret, Bakanlığın kurulmasından bu yana, Uluslararası Ticaret Bakanlığı’ndan Bakan düzeyinde Afrika’ya düzenlenen ilk ziyaret olma özelliğini taşımaktadır.

Afrika’nın uluslararası kalkınması konusunda uzmanlaşmış olan Murray-Evans konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, Botsvana, Lesoto, Namibya, Güney Afrika ve Svaziland’dan oluşan Güney Afrika Gümrük Birliği (SACU) üyelerine ek olarak Mozambik’in, İngiltere pazarına mevcut pazara erişim seviyelerini muhafaza etme konusunda İngiltere’ye çağrıda bulundu. Murray-Evans açıklamasında pek çok Afrika ülkesi gibi, Güney Afrika Gümrük Birliği üyeleri ile Mozambik’in hâlihazırda ihraç ürünleri için AB pazarına imtiyazlı erişim hakkından faydalanmakta olduğunu belirtti ve İngiltere AB’d en ayrıldığında Güney Afrika ülkelerinin, herhangi bir alternatif anlaşmaya imza atılmaması durumunda, İngiltere pazarına imtiyazlı erişim haklarını yitireceklerini vurguladı.

İngiliz Hükümeti ise, dünyanın en az gelişmiş 48 ülkesi arasında yer alan ve AB’nin “Silahlar Hariç Her Şey” Anlaşmasına benzer bir model kapsamında, mevcut durumda gümrük vergisinden muaf olarak pazara erişim hakkı olan Lesoto ve Mozambik için imtiyazlı erişim hakkının devam ettirileceği taahhütlünde bulundu.

Botsvana, Namibya, Svaziland ve özellikle taze gıda ürünleri açısından önem arz eden Güney Afrika’nın ise durumunun belirsiz olduğu; bu durumun ikili ticarete zarar verebileceği, aynı zamanda da İngiltere’nin Afrikalı ticaret ortaklarının gelişim kapasitesini sınırlandırabileceği de belirtilmektedir.

Murray-Evans açıklamasında mevcut pazar erişim koşullarının muhafaza edilmemesi durumunda, Güney Afrika’nın üzüm ve turunçgiller gibi temel ihraç ürünlerinde gümrük vergisi artışı ile karşı karşıya kalabileceğini vurguladı.

Bunlara ek olarak, Murray-Evans İngiliz Hükümeti’ne hâlihazırda AB piyasasına imtiyazlı erişim hakkını elinde bulunduran gelişmekte olan ülkeler ile Brexit müzakereleri sona ermeden temaslarda bulunmaları konusunda çağrıda bulundu. Murray-Evans Ekonomik Ortaklık Anlaşmalarına (AB ile Afrika, Karayipler ve Pasifik ülkeleri arasındaki ticaret anlaşmaları) alternatif arayışlarına başlanması gerektiği ve gelişmekte olan ülkeler ile ticarette ortaya çıkan tarife dışı engeller ile mücadele konusunun ele alınması gerektiği konusunu vurguladı.

Murray-Evans açıklamasında, İngiltere’nin gelişmekte olan ülkelerle ile imzalayacağı yeni ticaret anlaşmalarının mevcut anlaşmalar üzerindeki olası etkileri de ele alması gerektiğini, Afrika bölgesel entegrasyon süreci ile ilgili zorlukları göz önünde bulundurması gerektiğini, Brexit sonrası süreçte ticaret üzerinde oluşabilecek aksamaları asgari seviyeye indirmesi gerektiğini ifade etti.

İngiltere’nin yukarıda sayılan adımları hızla atması durumunda Brexit’in ikili ticaret üzerindeki zararlı etkilerinin önlenebileceği, bu önlemlerin alınmaması halinde ise kırılgan Afrika ülkeleri için yeni ticaret engellerinin ortaya çıkacağı ve Afrika bölgesel entegrasyon sürecinin zarar göreceği Murray-Evans tarafından vurgulanan bir diğer husus oldu.

Kaynak: Fresh Produce Journal web sitesinden tercüme edilmiştir.

Yayınlayan:  Ekonomi Bakanlığı, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü

Yayımlama: 08.08.2017 12:03:00 (TSİ)
Sayfa 1 / 25ÖncekiSonraki